bırakıcaksın. düşünmeyeceksin. başka türlü olmuyor. biri bitiyor diğeri başlıyor. bıktım yavrulardan da annelerinden de. evde 4 tane var aynen ve hırçınlar. sokağa çıkarken Allah’ım lütfen bana yardıma muhtaç kedi köpek gösterme diye dua ediyorum.olmuyor yani. çare yok. arkadaşım gelmiş ya ben kediye bakamıyorum al sen bak diyor. valla hayvanlar yüzünden o kadar çok yıprandım ki genç yaşta ölüp gideceğim
Seni çok iyi anlıyorum.Bu hep böyle devam ediyor.Biri giderse yerine hemen başkası geliyor.Daha tanıdığımız insanların fikirlerini etkileyemezken bu düzenin tamamen değişmesini beklemek de saçmalık.Hayvan sevgisi bir lütuf mu yoksa imtihan mı ben karar veremedim.Kürk gerçeği,deney gerçeği,petshop gerçeği,barınak gerçeği derken kafa kalmadı.Bir de bütün bu gerçekleri insanların gözlerine sokmaya çalışma çabası…Ama ne olursa olsun,kurtarmayı denediğimiz hayvanların yüzde doksanı ölse bile,o yüzde on sayesinde başardım diyebiliyorum ben.Şu hayatta işe yaradığımı hissettiğim tek şey bu olduğu içindir belkide…Pes etmeyi denediğin anlarda özel hissetmeye çalış derim ben.Kahraman gibi filan.=) Ben kendimi öyle gazlıyorum..Bu arada kuzenim mahalleyi talan edip anneyi buldu.Nefes aldım nihayet…
(Bide o “bu çürük çıktı bakamıyorum al sen bak” zihniyetliler yüzünden oluyor bunların çoğu.neyse sessiz sessiz küfredeyim ben…)
Sabah kuzenimin telefonuyla uyandım.“Üç tane yavru kedi buldum,anneleri yok ne yapacağım bunları” diyordu telefondaki ses… Gözleri açılmamış 3 yavru.Neler yapması gerektiğini anlattım,hemen bir şişeye sıcak su koyup bezle sardı ve yavruların ısınmasını sağladı.Malum,öyle küçükler ki vücut ısılarını bile ayarlayamıyorlar.“Gündüz idare eder beslerim,gece ne yapacağım” diye sorunca,tutuştu bende birşeyler.. Ev ahalisi hayvan sevmeyince insan böyle çaresiz kalıyor işte.Bana etkisi ise şu an evin içinde fır dönüyor olmamdır.Hayatımın en içinden çıkılmaz,en tempolu günlerinde boğazıma oturdu kocaman.Zaten evine birkaç günde bir uğrayabilen,ablasında 15 günlük yeğeniyle sorumluluk yüklü dakikalar geçiren ve hali hazırda hasta bir kumruyu evinde misafir eden,onu da geçtim hırçın ve “bebek kedi bulsam iki saniyede dayak manyağı ederim” tarzı bir kediye sahip olan şahsım şu çaresizlikte ne yapsın…Ha bütün bunların dışında okuyan öğrenciler için yardım standı açacağız yine ve birkaç günüm kaldı.Hazırlıklar,koşturmalar,yarım kalan ürünleri tamamlamaya çalışmalar.Bu arada içine örümceklerin ağ ördüğü cüzdanımdan bahsedemiyorum bile.Bir insan olsa,çıksa karşıma ve “ben bu üç bebeğin sorumluluğunu alıyorum” dese… Evlerinde benim kedim kadar hırçın kedileri olan dostlarıma sormayı deneyeceğim ama biliyorum benim kadar çaresizler..Ama onun dışında? Kimse mi yok? Bu kaçıncı?… Peki şunu da sorayım kendime,ellerimde ölen onca yavrudan sonra,bi üç tanesini daha kaybedebilme riskini göze alıyor muyum?…
Kendisi bir adet kumrudur efenim.Hikayesini aynen aktarıyorum…
Bugün Bakırköye giden sevgili erkek kardeşim eve küçük bir koliyle döndü.O nedir filan derken içinden bu sevimli şey çıktı.Bir grup insandan bozma varlık bu zavallımın kuyruklarını yolmuş ve sokakta çocuklar hırpalıyormuş ki kardeşim ellerinden kurtarmış.Otobüsle buraya kadar getirmiş bu güzelliği.Kuyruk tüyleri olmadığı için uçamıyor,çok ürkek ve eminim çok canı yanıyor…Hayvan sığınma ve rehabilite etme yuvası olaraktan evimizin kapılarını sonuna kadar açtık.Böyle anlarda en çok da ailemin anlayışı için şükrediyorum.Annem hemen aldı içeri götürdü,göbüşünü doyuracakmış…İnşallah iyileşebilir ve tekrar uçabilir.
..Sakin bir tavır takındım dışımdan ama içim yine heryanı yakıp yıkıyor,küfürler yağdırıyor.Şu minnacık şeyden ne istediklerini sorguluyor…Bitmiyor şu ağzı var dili yok canların çilesi…
O değil de,annem ayak kremimi yanlışlıkla yüzüne sürdüğü zaman çok gülmüştüm.Ondan oldu böyle,biliyorum ben…
Bir gün ben de bu kadar orjinal resimler yapacağım evet..Hayaller masallar=(…Resim yapmayı deli özleyen zavallı insan modeliyim…
Clannad…
İlk sezonu izlerken çok fazla güldüğüm doğrudur.Ancak alttan alttan ilerleyen ve ne zaman patlak vereceğini bilemediğiniz dram,After Story’de canınıza okuyor.Hakkında yapılan olumlu yorumları okuduktan sonra izlemeye başladığım ve ilk sezonda “hani bunun olayı ee” şeklinde kaşınmak suretiyle biraz düşünmüş ve ikince sezonda fena dağıtmış olduğum çok başarılı bir animedir kendisi.Özellikle erkeklerin izlemesi gereken,al sana hayat diye yüzüne çarpan enteresan bişey bu.Ben mi fazla etkilendim yoksa gerçekten çok mu başarılı? İzleyen beri gelsin arkadaş,küçük karakter abartmaları dışında on numara anime…
machi, toki no nagare, hito. yani şehir, zamanın akışı, insan. parçanın adı bu. clannad’ın soundtracklerinden. nasıl insanı ezen bir müziği var. ilk bölüm bununla başlıyordu. tomoya’nın “bu şehirden nefret ediyorum” deyişiyle. “unutmak istediğim hatıralarla dolu bir yer.” “sonunda, hiçbir şey değişmeyecek mi? değişim gelmeyecek mi?” nagisa sanki kendi kendine konuşmuyordu da tomoya’ya cevap veriyordu. “bu okulu çok seviyorum. çok, çok seviyorum. ama hiçbir şey olduğu gibi kalmaz ki. değiştiği zaman da onu böyle sevebilecek misin?” ya Rabbim böylesi bir basitlikle böylesine özlü ve müthiş bir şekilde ortaya konabilir mi bu kadar büyük bir mesele, tüm hikayenin özü daha ilk sahneden? şu müziğe bak. nasıl bir yılgınlık, insanı aşan bir şeyin sesi. zamanın akışının önüne geçebilir misin? bu şehrin değişmesini şimdi istiyorsun, değiştiği zaman da bundan memnun olacak mısın? insan neyi yapabilir zamanın kaçınılmaz akışının karşısında? eylemlerimiz gerçekten neyi belirleyebilir? birçok seçimimizle biz yönlendiriyoruz yaşamımızı, ama zamanın akışının karşısında durabilecek misin? sen de değişmeyecek misin? şimdi baktığın gibi bakabilecek misin? toplumsal olanla maverayı, öte olanı, mistik olanı nasıl böyle bir arada verebilir bir hikaye böylesine güzel? clannad gerçekten hakkında söylenen tüm güzel sözleri hak ediyor. müziği de. little busters’ın müziklerini de shinji orito’ya yaptıracak olmalarına çok seviniyorum.
USHIO: Is it okay if I don't hold it in anymore? Sanae-san told me that there are only two places I can cry. First is the bathroom and the second is in DADDY'S ARMS.TOMOYA: Im sorry. I've been a bad daddy.
Dağıttınız lan beni aile boyu.püğğğğ.Gözüme toz kaçtı durduk yere.
Hayır bahsettiğim şey resmen ve fiilen klozet kapağı.Höh!!